Gambusia’lar; birikinti su, bataklık ve az tuzlu lagünlerde yaşarlar. Yılda 3-5 defa 60 kadar yavru doğurur. Başlıca gıdalarını sivrisinek larvaları, diğer böcek larvaları ve küçük yengeçler oluşturur. Bu balık anavatanı dışına çıkarılarak İtalya, Yunanistan, Balkanlar, Gürcistan, Kafkasya’ya ve 1940’lı yıllarda da Türkiye’ye ithal edilmiş ve bu ülkelerdeki durgun sularda yetiştirilmeye başlanmıştır. | Sürüngenler | Yılan ve kertenkele türleri de büyük oranda böcek tüketirler. Nitekim, Kıbrıs’a Makarios zamanında Afrika ülkelerinden getirilen zehirsiz bir yılan türü, adanın her tarafına salınarak korunmaya alınmıştır. Bu yılan türü, adada zararlı zehirli yılanları, fareleri ve böcekleri yemektedir. Bugün adada sayıları bir hayli artış göstermiştir | BÖCEKÇİL KUŞLAR | Biyolojik mücadelede kuşların rolü ve önemi | Günde kendi ağırlığının birkaç misli kadar böcek tüketirler. Mesela sığırcıklar Sturnus spp., çok oburdur. Genellikle besinlerini çayır ve bahçelerden temin ederler. Tarlada, sığırcığın gagasını toprağa sokup Mayısböceği kurtlarını, Telkurtlarını ve başka böcekleri topladığı çok sık görülür. Bu kuşlar, yazın, step ve tarlalara açılıp, çekirge ve ağustosböceği toplarlar. Özellikle tarım alanlarının korunmasında, salgın durumuna geçen böceklerin önlenmesi ve söndürülmesinde sığırcık sürülerinin rolü büyüktür. | Kuşlar çok hareketli olduklarından fazla enerjiye ihtiyaçları vardır. Bu sebeple de oburluk derecesinde gıda tüketirler. Bir kuşun günde kendi ağırlığının birkaç misli böcek tükettiğini ortaya koymaktadırlar. Bir çit kuşu Troglodytes troglodytes ferdinin yılda 8-10 milyon küçük böcek yediği, kırlangıçların bir yaz döneminde birkaç milyon sineği imha ettiği bilinmektedir. Bir çok kuş türü, ömürleri boyunca sadece böcek yiyerek geçinirler. Bunlar arasında kırlangıçlar sayılabilir. Tohum yiyen birçok kuş üreme dönemine girdiğinde, bu dönem boyunca hemen tamamen böcek yiyerek beslenir. | Sığırcıkların çeşitli böcek türlerinin yaptığı salgını durdurmaya yeterli olduğunu ispat etmiştir. Calliptamus italicus, Melolontha melolontha, Euproctis chrysorrhoea, Lymantria dispar, Tortrix viridana Yaprakarıları (Tenthredinidae) ve Söğüttırtılları sayılabilir. Erzurum-Hınıs’ta E. chrysorrhoea salgını görülen sahaların civarında yaşayan köylülerin, bazı yıllar sürüler halinde gelip bu kelebeğin larvalarıyla beslenen Sığırcık ve benzeri kuşlar sayesinde zararlının tahribatında hissedilir derecede azalmanın görüldüğünü ifade ettiklerini, bu bölgede larvaların kışlama keselerinden çıkmaya başladığı tarihlerde, Gümüşhane-Erzurum arasındaki düzlük ve nispeten alçak vadilerde tek tek, fakat bol sayıda sığırcığın gözlenebildiğini bildirmektedir | Şakrak kuşu gibi bazı türler de kendileri tohum meyve, tomurcuk gibi şeyler yedikleri halde yavrularını böcek ve larvalarla beslerler. Çünkü, tohum yiyen kuşların yuva yaptıkları dönem, aynı zamanda böceklerin de fazla oldukları döneme rastlamakta ve dolayısıyla bu kuşlar, ormandaki zararlı böcek populasyonunun azalmasında önemli rol oynamaktadırlar. Bu bakımdan, böcek yiyen kuşlar, ekosistemin önemli üyeleri olarak, doğadaki dengenin devamı için gereklidirler. | Meşe-Kayın ormanında, Yeşil meşebükücüsü Tortrix viridana larva ve pupalarıyla beslenen 10 kuş türünden alınan 34315 gıda örneği üzerinde yapılan incelemede, kuşların parazitlenmiş böcekleri tercih etmediği tespit edilmiştir. Bu durum parazitlenmiş larva ve pupaların iyi gelişmemesiyle ve özellikle parazit ihtiva eden larvaların daha hareketsiz olmaları ve bir tarafa çekilip sinme eğilimi göstermeleriyle izah edilebilir. Çünkü kuşlar, besinlerini görerek bulurlar. Dolayısıyla, böceklerin hareketli fertleri kuşların dikkatini kolayca çekmekte, hareketsiz olanların yakalanma ihtimali de böylece azalmış olmaktadır. Keza, kuşların Lymantria dispar tırtıllarından parazitlenmemiş olanlarını tercih ettiği görülmüştür. | | Baştankara Parus spp., Ekinkargası Corvus frugilesus, Küçükkarga Corvus monedula ve Sığırcıklar Sturnus spp. çoğu zaman, meşe ormanlarında bir böcek afeti oluşturacak derecede çoğalan tırtılları yemeye gelerek bu alanlarda yoğunlaşırlar. Bir denemede, kuş yuvaları asılan 28 ha’lık bir meşcerede ağaç başına 50 Bupalus piniarius L. (Lep., Geometridae) tırtılı bulunduğu, civardaki yuva asılmayan alanlarda ise her ağaca ortalama 5 000 tırtıl düştüğü gözlenmiştir. Böceklerin populasyon artışı gösterdiği mıntıkalarda, şayet şartlar uygunsa, çoğu defa kuş türlerinde de buna paralel bir artış gözlenmektedir. İspanya’da Büyük baştankara Parus major’ün Çam keseböceği Thaumetopoea pityocampa tırtıllarının karnını deşerek yemek suretiyle, orman zararlılarıyla mücadeleye hizmet ettiği gözlenmiştir. Kızılgagalı dağkargası da Çam keseböceği tırtıllarını yediği kaydedilmektedir. | | | Birçok araştırmalarda kuşların zararlı böceklerle beslendiği ortaya konulmuştur. | Kızılkuyruğun besininin % 79,5 ini böcekler oluşturmaktadır. Bunlar; % 34,4 Coleoptera, % 17,2 Lepidoptera, % 11,6 Diplopoda, % 9,8 Diptera, %8 Hymenoptera | Anadolu sıvacısı besininin % 33,3 Coleoptera oluştururken, %20,7 küçük kurtçuklar, %13,8 Lepidoptera, % 6,9 Solucan, % 4,6 Homoptera, % 4,6 Karınca oluşturmaktadır. | Ormanlarımızda bulunan 4 Baştankara (Parus major, P. ater, P. caeruleus ve P. lubupris) türünün besininin % 48,6-70,2 arasında ormanlarımızda önemli zarar yapan Thaumetopoea pityocampa,Tortrix viridana, Euphrochtis chrysorrhoea ve Diprion pini oluşturmaktadır. | Böcek populasyonlarını dengelemek için böceklere karşı böcekçil kuşların korunmasını sağlamaya yönelik tedbirlerden bazıları şunlardır: | - Kuşlar, kışın kötü havalarda yemlenmelidir.
- Ötücü kuşların düşmanları ile mücadele edilmelidir.
- Açıkta üreyen kuşların yuva yapabilmelerini kolaylaştırmak üzere, ormandaki “Kuş Koruma Ağaçları” hüviyetindeki fazla dallı ağaçlar korunmalıdır.
- Böcek yiyen kuş türlerinin yuva yapabilmesi için ormanın ve ağaçların uygun yerlerine yapma kuş yuvaları asılmalıdır.
| | Yuva tipleri | Yapma kuş yuvaları; böcekçil kuşların yuvalanmasına elverişli biçimde, ahşaptan hazırlanan genellikle sandık biçiminde kuş barınaklarıdır. Bu yuvalar; büyük, küçük ve kama yuva olmak üzere 3 tiptedir: | Büyük yuva:Büyük yuva; uçma deliği 60 mm çapında olup Sturnidae, Upupidae, Picidae ve Strigidae familyalarına mensup kuş türlerinin yuvalanmasına elverişli büyüklükte bir yuvadır. | Küçük yuva: Küçük yuvanın; uçma deliği 35 mm çapında olup, Paridae, Sittidae, Troglodytidae, Muscicapidae, Picidae, Turdidae ve Ploceidae familyalarına mensup kuş türlerinin yuvalanmasına elverişli tiptedir. | Kama şeklinde yuva:Kama şeklinde yuva; uçma deliği 30 mm x 40 mm boyutunda olup, Certhiidae familyasına mensup kuş türlerinin yuvalanmasına elverişlidir. | | Yuva Tipi | Eni | Boyu | Yüksekliği | Uçma deliği çapı | | Büyük yuva | 12 | 12 | 18,5 | 3,5 | | Küçük yuva | 12 | 12 | 22,5 | 6,0 | | Karma şeklindeki yuva | Karma şekilde |
| Yuvaların yapım özellikleri: Yuva sandıklarının yapımı sırasında göz önünde bulundurulacak hususlar şunlardır: | - Yuvalar, yumuşak ve sert ahşaptan yapılabilir. Ancak sert ahşaptan yapılan yuvalar ağır olduğundan yumuşak ahşap tercih edilmektedir.
- Yuva tahtaları 15 mm kalınlıkta biçilir.
- Tahtaların dış yüzleri rendelenmeli, iç yüzeyleri rendelenmemelidir. Çünkü iç yüzeyleri rendelenmiş yuvalardan kuşların çıkamayıp öldükleri görülmüştür.
- Uçuş deliği, yuva tiplerine göre değişik büyüklükte ve tarzda açılır.
- Küçük ve büyük tip yuvalar önden, kama yuvalar üstten açılacak şekilde yapılır.
- Asma telini tutturma kancası, yuva asıldığında öne eğik duracak şekilde, ağırlık merkezinin gerisine çakılır.
- Yuva asma teli, 4 mm çapındadır. Tel, zamanla askı yerinden açılmayacak sertlikte olmalıdır.
- Küçük ve büyük yuvalarda, asma telinin alt ucu, yuvanın örtüsündeki kancaya takılır. Kama yuvalarda ise arka yüze çiviyle tutturulur.
| Kuşların ve yuvaların düşmanları - Kuşların ve özellikle yuvaların ve yavruların düşmanları; Tarla sıçanı, Orman faresi, Sincap, Gelincik, Yabanarısı, Ağaçkakanlar, Yarasa ve yırtıcı kuşlardır.
- Tarla sıçanı ve fareler barınmak için yuvalara girer; ebeveyn kuşu ve yavruları boğabilirler.
- Sincap, Gelincik ve Kokarca, uçuş deliği büyük yuvalara girerek yağmacılık yaparlar.
- Eşekarısı, yuva örtüsünün iç yüzüne top şeklinde yuvalanır ve kuşları rahatsız eder.
- Ağaçkakanlar, yuvaların uçuş deliklerini genişletme ve gövdelerini gagalamak suretiyle önemli zararlar yaparlar.
| Yuvaların ağaçlara asılması | - Büyük ve küçük yuvalar; ucuna özel bir tertibat takılmış sırıklar yardımıyla, asma kancalarından ağaçların dış tarafındaki 5-10 cm çapındaki yaş dallarına, boşlukta kalacak şekilde asılmalı; ağaç gövdelerine tutturulmamalıdır. Bunun aksine, kama yuvalar ise ağaç gövdelerine, gövdeye yaslanacak şekilde tutturulmalıdır.
- Bir ağaca, genellikle bir yuva asılır. Ancak, büyük ağaçlara birden fazla yuva asılması gerektiğinde, yuvaların değişik yüksekliklerde ve uçma deliklerinin değişik yönlerde olmasına dikkat edilmelidir.
- Kuşlar, yuvalanacakları yeri bir süre gözlediklerinden ve ancak güvendikten sonra yerleştiklerinden, yuvanın ilkbaharda işgal edilmesi için, mümkünse sonbaharda, en geç Kış sonunda asılması gerekir.
- Yuvaların asılış yüksekliği yerden 3-5 m kadar olmalıdır.
- Kuşların emniyette olabilmesi için, yuvaların mümkün olduğu kadar yoldan uzak yerlere asılmasına gayret edilmelidir.
- Yuvaların, uçma deliği bulunan yüzleri doğuya ve güneye bakacak şekilde asılmasında yarar vardır.
- Yuvalar genellikle kapalılığı yüksek, dolayısıyla karanlık, rutubetli ve serin meşcere kısımlarına, fakat ışığın içeri girebildiği boşluklara asılmalıdır. Gençlik ve zemin tabakası zengin olan, meşe ve karışık meşe ormanlarında, yuvayı ormanın her tarafına asmak mümkündür. Bununla birlikte, yuvanın açıkta duran tek ağaçlara ve güneşe doğrudan maruz alanlara asılması doğru olmaz. Zira bu takdirde yavrular sıcaktan ölebilir; erginler de yuvaya girip çıkarken yırtıcı kuşlar saldırdığında ormanın kapalı kısmına kaçarak kendini koruyamazlar.
- Yuva asılan ağaçların gövdelerine, yağlı boya ile, kolaylıkla görülebilecek biçimde işaret konulmaktadır. Ağaçlara konulan işaret, yuvaların takibi ve çalınan yuvaların anlaşılması bakımından faydalıdır.
- Asılacak yuva sandıklarının sayısı; alanın toprak yapısına, iklime, ağaç türlerine, meşcere yaşına ve zararlı böcek tehdidi altında bulunup bulunmadığına göre değişir. Genel olarak, iğne yapraklı meşcerelerde hektara 5 adet, yapraklı meşcerelerde ise 10 adet küçük kuş yuvası, homojen dağılım sağlayacak tarzda yerleştirilmelidir. Zararlı böcek türleri göz önüne alınarak, gerektiğinde, ilaveten, iğne yapraklı meşcerelerde hektara bir, yapraklı meşcerelerde hektara iki büyük yuva veya kama biçimi yuva daha asılabilir.
- Çeşitli yörelere asılan kuş yuvalarında, kuş yavru ve yumurtalarının zaman zaman sincap ve fareler tarafından parçalandığı görülmektedir. Özellikle sincap yavrularının kuş yuvalarını işgal ettiği ve ayrıca yuvaların bazılarının, asıldıktan 3-5 sene sonra, asma çengelinin yuvaya takıldığı çividen koptuğu bildirilmektedir. Bu gibi problemlerin zamanında tespit edilerek giderilmesi yoluna gidilmelidir.
- Yuvaların her yıl veya iki yıl arayla kıştan önce veya ilkbaharda erkenden temizlenmeleri gerekmektedir. Temizlemenin çeşitli faydaları olduğu şüphesizdir. Ancak yuva sayısı arttıkça temizleme güçleşmekte ve masraflı olmaktadır.
| Kış yemlemesi | Kuşlar, kış aylarında, kar ve donların toprağı ve bitkileri örtmesi dolayısıyla besin bulmakta güçlük çekerler. Bu gibi hallerde, kuşları beslemek gerekir. Bir kuş için, günde 4-5 çorba kaşığı dane yem yeterlidir. | Besleme için en uygun yemler, ayçiçeği ve kenevir tohumudur. Diğer dane yemlerin, kırma olarak verilmesi uygundur. Tuzlu olmayan hayvanî iç yağına ceviz, fındık, fıstık parçaları karıştırıp teker şeklinde dondurularak ağaçlara asılması, kuşların çok sevdikleri bir yemleme şeklidir. Kışın toprak tamamen karla örtülmedikçe, kuşları yemlemek hem gereksiz hatta onları hazıra alıştırdığı için uygun değildir. | | | | Küçük Kerkenez | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | Memeliler | Hayatlarının bir kısmını veya tamamını toprağın içinde veya toprak yüzünde geçiren böcekler, Insectivora ve Rodentia gruplarına dahil hayvanlar tarafından yenilirler. Keza, memeli hayvanlardan yarasalar, sivrifareler, köstebekler ,Kirpi ,Tilki, Yaban domuzu, Porsuk, Sincap ve Gelincik gibi türler, zararlı böcekleri yiyerek önemli derecede faydalı olurlar. Köstebek ve Sivrifare gibi kemirgenlerin, toprak altında yol açarken rastladıkları Mayısböceği Melolontha melolontha (L.) (Col., Scarabaeidae) pupa ve larvalarını tahrip ettikleri bilinmektedir. |
|